Umrunuzda mı?
Rahmetli Mahsuni Şerif'in o unutulmayan dizeleri, yıllar geçse de eskimiyor:
"Milletin sırtından doyan doyana...
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana...
Bilmem söylesem mi, söylemesem mi..."
Biz söyleyelim.
Çünkü sustukça hiçbir şey değişmiyor.
Birkaç damla yağmur yağıyor; Ankara kilitleniyor. Trafik felç oluyor, kazalar peş peşe geliyor. Her görüntü saniyeler içinde telefonlarımıza düşüyor. Artık hiçbir aksaklık gizlenemiyor.
Madem her şeyi bu kadar net görüyoruz, o hâlde neden aynı ihmalleri, aynı mazeretleri ve aynı çileyi yıllardır yeniden yaşıyoruz?
Sonra ekranlar açılıyor...
Bir taraf, "Bizim zamanımızda..." diye söze başlıyor.
Diğer taraf, "Sizden ne devraldık ki..." diye cevap veriyor.
Bitmeyen bir rövanş maçı...
Oysa vatandaş hakem olmak istemiyor; hizmet görmek istiyor. Çünkü sizi bunun için seçiyor.
Eve ekmek götürmenin, trafikten sağ çıkmanın, çocuğunu güvenle okula göndermenin derdindeki insan artık mazeret değil, çözüm duymak istiyor.
Her gün aynı aksaklıklara tanıklık eden halkın, "Bunca yıldır neden aynı sorunlar çözülemiyor?" diye sormaya hakkı yok mu?
Şimdiki durum böyle de...
Adama demezler mi?
Ankapark, Ankara'nın ortasında yıllardır sessiz bir anıt gibi duruyor. Sadece bir park değil; bitmeyen tartışmaların, ertelenen hesapların ve kaybedilen yılların simgesi...
Kimin haklı, kimin haksız olduğu artık halkın gündemi değil. Çünkü sandıktan kim çıkarsa çıksın, kaybeden hep aynı taraf oluyorsa onun adı millettir.
Gündem sürekli değişiyor. Bir tartışma bitmeden yenisi başlıyor, ardından bir başkası...
Ama mutfaktaki yangın olduğu yerde duruyor.
Yaz ortasında kuru soğanın 60-70 TL'yi konuşuyor olmak normal değildir. Bir zamanlar türkülere konu olan sözlerin bugün market etiketlerine dönüşmesi, kimsenin başarısı sayılamaz.
Elbette ülkemizin başarılarıyla gurur duyalım. Dünyaya örnek olan sporcularımızı alkışlayalım. Sevincimizi hep birlikte paylaşalım.
Ama halkın canını yakan gerçekleri de aynı cesaretle konuşalım.
Çünkü alkış açlığı doyurmuyor.
Viral videolar pazardaki etiketi değiştirmiyor.
Birbirine hesap soran siyaset, vatandaşın hesabını hafifletmiyor.
Bu ülke, geçmiş üzerinden kavga edenleri değil; bugünün sorunlarına çözüm üretenleri hak ediyor.
Bırakın ağalar, paşalar, beyler...
Bir kez de halkı konuşun.
Çünkü halk yoruldu.
Halk bıktı.
Ve en acısı...
Halk, kendi ülkesinde kendini kimsesiz hissetmeye başladı.
Artık şunu söylemekten de yorulduk:
Attığınız taşlar birbirinize değil; dönüp dolaşıp sizi seçen halka isabet ediyor.
Kanayan ise hep aynı yer oluyor.
Bilmem...
Umrunuzda mı?
Saygıyla selamlıyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Tekin Cennet
Kaleme alınan her satır, siyaset üstü bir gerçeği hatırlatıyor: Vatandaşın beklentisi tartışma değil, çözümdür. İnsanlar geçmişe dair bitmeyen hesaplaşmaları değil; güvenli yolları, huzurlu bir yaşamı ve geçim sıkıntısının hafiflediği yarınları görmek istiyor. Umarım bu ses, karar veren herkes tarafından duyulur.Emeğinize sağlık Asuman hanım
