Köşe Yazısı

21. Asrın savaş gerçekleri

Alparslan Türkoğlu
Alparslan Türkoğlu
4 dk Sesli Dinle 1

Rusya-Ukrayna, ABD İsrail-İran ve Suudi-Husi savaşları, savaş mantığını değiştirdi. Savunma sanayinde devrime neden oldu. Birçok silah ve savaş aracı işlevsiz kalırken, dronların, balistik füzelerin ve savaş jetlerinin birlikte kullanıldıklarında savaşların kaderini değiştirdikleri fark edildi. Bu üç silaha sahip değilseniz, füze savar sistemleri de kubbeler de işe yaramıyor.
Balistik füzeler eskiden bu kadar etkili değildi. Zira füzesavarlar füzeleri düşürürdü veya düşüreceği varsayılırdı. İlaveten füzelerin isabet yüzdeleri düşüktü. İran ve Ukrayna, füzelerin düşürülmesini engellemek için, aynı anda, aynı sınırlı coğrafyaya çok sayıda füze ve dronu gönderme yöntemini geliştirdiler. Böylece füzesavarlar ve kubbeler kilitlenerek sadece birkaç füze ve dron düşürebiliyor. Atılan diğer füze ve dronlar hedeflerine isabet ediyor.
Füze üretebilmek önemli ama hem füze hem dron üretebilmek ve bunları ucuza, çok sayıda üretebilmek düşmanı yok etmek demek. Dronların ne kadar etkili olduğu Karabağ, Libya, Ukrayna ve Suriye savaşlarında fark edildi. Dronlar, hava koruması olmayan tankları ve zırhlı savaş araçlarını kolayca imha ettiler.
Yani kara savaşını kazanmak istiyorsanız, tanklarınızı ve diğer savaş araçlarınızı, dronları vurarak koruyacak, jetleriniz olmalı. İlaveten jetlerle bombalama yapmak, füze ve dronlardan daha yıkıcı oluyor. İran’daki yıkımın Körfez ülkelerinden ve İsrail’den çok daha fazla olmasının nedeni, jetler tarafından bombalanması. İran’ın düşmanına denk jetleri olsaydı, bombalanamazdı.
Sadece füze gönderirseniz, füzesavarlar füzelerinizi düşürür. Sadece dron gönderirseniz aynı sonuçla karşılaşırsınız. Sürü halinde kamikaze yani tek kullanımlık dronlar gönderirseniz, füzesavar sistemlerini ve kubbeleri kilitlersiniz ama dronlar füzeler kadar hasar vermez. Dronlar nokta atışında iyidir. Aynı anda füzeler ve sürü dronlar fırlatırsanız, füzesavar sistemini ve kubbeyi kilitleyerek muazzam hasar verirsiniz.
İran bu yöntemi kullanarak, ABD’nin askeri üslerini kullanılamaz hale getirdi. Amerikalıların son model savunma sistemleri çaresiz kaldılar. Körfez ülkelerini korumak için kurulan askeri üsler boşaltıldı. Askerler öldürülmesinler diye otellere yerleştirildi. Yani ABD bırakın Körfez ülkelerini korumayı, üslerini ve askerlerini dahi koruyamadı.
İran savaşından önce uçak gemileri en önemli savaş araçlarının başında gelirdi. Milyar dolara inşa edilen gemiler, kendi füzesavar sistemlerine sahipler. İran aynı yöntemle yani sürü dronlarla füzeleri birlikte atarak, uçak gemilerini de işlevsiz kıldı. Amerika dünyanın en modern, donanımlı ve güçlü gemilerini savaşta kullanamadı. Gemiler Umman denizinde İran vurmasın diye hareket edip durdular. Önümüzdeki dönemde uçak gemisi üretimi azalacaktır.
Kamikaze dronlar tek kullanımlık olduklarından ve amaçları hasar vermekten ziyade füzesavar sistemlerini devreden çıkarmak olduğundan, çok ucuza üretilebiliyorlar. Ucuz kamikaze dronları İran geliştirdi. Ukrayna büyük hacimlerde üretmeye başladı.
Türkiye dron üretiminde en başarılı ülke olsa da tek kullanımlık dronlarda İran ve Ukrayna ile aynı maliyetleri yakalayabilmiş değil. Onlar kadar çok sayıda dron üretemiyoruz henüz.
Avrupa ülkelerinin çoğu bu gelişmeler üzerine tank üretimini durdurdu. Türkiye Altay projesini sürdürüyor. Zira Türk ordusu, tanklarını İHA ve SİHA’larla havadan koruyabileceği savaş planı uygulayacak Karabağ, Libya ve Suriye’de olduğu gibi.
Sürü dronlar karşısında etkisiz kalan S-300, S-400 ve Patriyot gibi füzesavar sistemleri ve çok katmanlı demir kubbe, prestijlerini yitirdiler. Üretici ülkeler bu sistemleri, sürü dronlara karşı etkili olacakları şekilde geliştirmeye çalışıyorlar.
Bununla birlikte füzesavar sistemleri mevcut haliyle tamamen faydasız değiller. ‘’Nasılsa işe yaramıyor’’ düşüncesiyle bu sistemlerden vazgeçenler, tek tek atılan balistik füzeler ve dronlar karşısında da çaresiz kalırlar. Mesela savaş sırasında ülkemize dört tane füze atıldı. Patriyotlar dört füzeyi de havada vurarak düşürdü.
Füze teknolojisinde en ileri ülke Amerika. Ama Amerikan füzeleri çok pahalı. Fabrikaların üretim kapasiteleri çok düşük. Oysa Çin ve Rusya, Amerika’nın Tomahavklarının bir tık altında füzeleri hem çok ucuza hem de çok fazla sayıda üretebiliyor.
İran, ucuz ve yüksek hacimde füze ve dron üretiminde yetkin. İran üretime ilaveten, Çin ve Rusya’dan temin ettiği daha gelişmiş füze ve dronların montajını yapıyor aynı Husiler gibi.
Türkiye dron üretiminde en başarılı ülke. Ama sürü olarak atılan ucuz kamikaze dronlarda İran ve Ukrayna’dan sonra geliyoruz. Maliyetimiz yüksek, kapasitemiz düşük.
Dronlarda üretim kadar kullanıcı yetiştirmekte önemli. G. Kore yarım milyon, Çin beş milyon vatandaşına dron kullanımı eğitimi vermiş. Türkiye’de bu süreci BAYKAR yürütüyor ama bu yeterli değil. Üniversite, belediye, ordu, polis, kamu kurumları ve jandarmadan başlayarak gençlere dron kullanma eğitimi vermeliyiz.
ROKETSAN füze üretimine geç başlamasına rağmen çok başarılı sonuçlar aldı. Yüksek hacimlerde ürettiğimiz Tayfun 1,2,3 füzeleri, Çin ve Rus füzelerinin bir tık altında. Test üretimini ve deneme süreçlerini geçen Tayfun 4, Çin ve Rus füzeleriyle yarışabilir. MSB’nin geliştirdiği Yıldırımhan tamamlandığında, dünyadaki en etkili füzelerden olacak. Öyle ki Almanlar bu projeye ortak olmak istiyorlar.
Savaş jeti sorunumuzu çözmüş değiliz. Kaan, F-35 ve Eurofighter temin ve üretim prosesi devam ediyor. Hangarlarımıza ilk olarak Eurofighter’in, önümüzdeki altı ayda gireceği gözüküyor. Bu olduğunda jet sorunumuz hafifleyecek.
Füzesavar en zayıf olduğumuz kategori. Savunma sanayinde çalışan mühendis arkadaşlar Çelik Kubbe de iddialılar. Onlar Çelik Kubbeyi geliştirirken füze üreticilerinin, koruma kalkanlarını ve kubbeleri aşacak ve delecek füzeler geliştirmeye yoğunlaşmaları bir başka handikabımız. Daha doğrusu bütün savunma sanayi üreticilerinin handikabı.
Türkler silah teknolojisinde ilerideyken süper güçtüler. Liderliği kaybettikten sonra hızla zayıfladık. Şu an lider ülke değiliz ama lider olabilecek potansiyele sahibiz. Bu fırsatı kaçırmamalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Güçlü ülke olmanın tek yolu savaş yeteneğidir. Bu gerçek insanlık tarihi boyunca hiç bir zaman değişmedi ve değişmeyecek. Bu günün silahları sadece tank, top, uçak değildir. Aynı zamanda insan kalitesi, yüksek teknoloji, siber yeterlilik, psikolojik savaş yeteneği, istihbarat, ekonomik güç gibi pek çok alana yayılmış durumda. Sadece iha ve siha ile olmaz, ki bunları da satıyorsun zaten. Seni koruyacak ve kurtaracak olan geliştirip satmadıklarındır. Hatta geliştirdiğini kimsenin bilmedikleridir. Ülkesini bir pazarlama şirketi gibi gören zihniyetlerle bu iş olmaz. İran'dan savaş sırasında kimsenin bilmediği neler çıktı. Savaş şaşırtmacadır aynı zamanda. Ve savaş askeri eğitim almışların işidir, mahalle kabadayılarının değil !!!

Bu Yazıyı Paylaş