"Hadi Tayyip'i Yeniden Seçelim"
Daha önce "Erdoğan'la Bir Daha Mümkün mü?" mu yazımızda, 2028'e doğru giderken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday yapılabilmesi için iktidar cephesinin hangi matematiksel ve hukuki taklalar atacağını, "seçimlerin yenilenmesi" senaryolarının ardında yatan asıl gayeyi detaylarıyla yazmıştık.
Görünen o ki, iktidarın hukuk kurmayları, minareyi kılıfına uydurmak için mesaiye çoktan başlamışlar. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Mehmet Uçum'un son kaleme aldığı yazı, aklımızla, anayasayla ve Türk milletinin ferasetiyle nasıl ince ince dalga geçildiğinin adeta bir itirafnamesidir.
Ortada son derece net bir tablo var: İktidar, "Erdoğan'ı bir kez daha nasıl aday yaparız?" sorusuna yanıt arıyor ve bunun adını da Sayın Uçum'un kelime oyunlarıyla "istisnai adaylık" veya "erkene alınmamış ama öne alınmış seçim" koyuyor.
Üç Haftalık Hukuk Mühendisliği
Sayın Uçum'a göre, 7 Mayıs 2028'de yapılması gereken olağan bir seçimi, sadece üç hafta öne çekip 16 Nisan 2028'de yapmak bir "erken seçim" değilmiş; sadece zamanında yapılacak seçimin öne alınmasıymış. Üstelik bu 21 günlük fark, Erdoğan'a tamamen hukuki(!) bir "istisnai adaylık" hakkı doğuruyormuş.
Açık konuşalım: Bir ülkenin anayasasında yer alan "Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir" şeklindeki amir ve kesin hükmü, görev süresinin bitimine topu topu üç-dört hafta kala meclis kararıyla delinebilecek bir "arka kapı" olarak görmek, hukukun üstünlüğü değil, hukuk mühendisliğidir. Bu, millete dönüp "Biz aslında süremizi sonuna kadar kullanacağız ama sırf Sayın Erdoğan üçüncü (aslında dördüncü) kez aday olabilsin diye takvimde üç haftalık bir illüzyon yaratacağız" demekten başka bir şey değildir.
Madem Kendinize Güveniyorsunuz, Hodri Meydan: 2026 Sonbaharı!
Sayın Uçum yazısının sonunda muhalefete seslenerek, "Erdoğan'la bir kez daha demokratik yarışa girecek misiniz yoksa demokratik rekabetten kaçacak mısınız?" diye soruyor.
Eğer gerçekten demokratik rekabetten kaçmayan, milletin terazisine çıkmaktan korkmayan bir iktidar varsa, üç haftalık takvim hilelerine, "öne alınmış ama erken olmayan" tekerlemelerine hiç gerek yoktur. Sayın Uçum; Sayın Erdoğan'ın tekrar aday olmasını bu kadar çok istiyorsanız ve partinizin tek alternatifi hâlâ o ise, bunu kapalı kapılar ardında takvim bükerek değil, dürüstçe yapın.
Meclis'te grubu bulunsun veya bulunmasın tüm siyasi partilere açıkça gidin ve deyin ki: "Biz Sayın Erdoğan'ı bir kez daha aday yapmak istiyoruz." Eğip bükmeye, yalan dolana, 21 günlük "istisna" masallarına sığınmayın. Madem muhalefeti "kaçmakla" suçluyorsunuz, o zaman gelin seçimi 2028'in Nisan ayında değil, hemen önümüzdeki 2026 Sonbaharında yapalım! Sandığı hemen getirin, erken seçimin hakkını verin. Kimin milletten, kimin sandıktan, kimin demokratik rekabetten kaçtığını bütün Türkiye görsün.
"Hülle" ye gerek yok
Seçimi 3-4 hafta öne alarak anayasanın etrafından dolanmayı "hukuki bir istisna" olarak pazarlamak, Türk milletinin aklıyla alay etmektir. Anayasanın 116. maddesindeki o istisna, ülkede gerçekten yönetilemez bir kriz, bir siyasi tıkanıklık olduğunda meclisin veya cumhurbaşkanının ülkeyi feraha çıkarması için konulmuştur; sırf bir fani bir dönem daha o koltukta oturabilsin diye icat edilmiş bir "hülle" mekanizması değildir.
Türkiye Cumhuriyeti bir çadır devleti değildir. Kuralların, kişilerin siyasi ömrüne göre lastik gibi sündürüldüğü, "üç hafta öne alalım da adaylık yasağı kalksın" basitliğine indirgendiği bir sistemde ne kurumlar ayakta kalır ne de adalete olan güven.
İktidara ve onun danışmanlarına tavsiyemiz şudur: "Hadi Tayyip'i Yeniden Seçelim" kampanyasını başlatacaksanız, bunu hukuki kavramların içini boşaltarak yapmayın. Çıkın milletin karşısına, dürüstçe niyetinizi söyleyin ve sandığı 2026 Sonbaharında getirin. Geri kalan her formül, demokrasi kılıfına saklanmış bir iktidarda kalma takıntısından ibarettir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Tayyip Bey Cumhurbaşkanı Olsun mu ?
- pkklılar Şehit mi, Devlet Bey?
- Hangi Erdoğan? Cumhurbaşkanı Erdoğan mı, AKP Genel Başkanı Erdoğan mı?
- Türkiye'de Seçimlere Mehmet Uçum mu Karar Veriyor Olacak?
- Suçlu Sensin Abdulkadir Selvi!
- Türkiye'nin 130 Adet F-35 Lightning II Uçağını Kim Çaldı?
- pkk NÖBETE, pkk UMREYE!
- Cezaevinden Bir Terör Örgütünü 29 Yıl Yönetmek Yoksa AKEPE ve MEHAPE Desteğiyle Zafer mi?
Yorumlar
- Alp Demir
RTE'ye teşekkür etmemiz gereken bir kaç şey var. Birincisi, ortada Türk Milliyetçisiyim diye gezen sahtekarların ipliğini pazara çıkardı. Tşk. Ortada dindarım diye gezen sahtekarların ipliğini de pazara çıkardı. Ona da teşekkürler. 100 yıllık Cumhuriyet arası demişti, o da doğru çıktı. Ara bitti, uyandık. Uykuda olduğumuzu ortaya çıkardı, ona da Tşk.
