Köşe Yazısı

İnsanı ve Toplumu Yaşatan İki Sütun: Saygı ve Adalet*

Serpil Güleçyüz
Serpil Güleçyüz
2 dk Sesli Dinle 0

​Bir toplumu bir arada tutan, ona kimlik kazandıran ve geleceğe güvenle taşıyan temel değerlerin başında saygı ve adalet gelir. 

Bu iki kavram, birbirini tamamlayan ve biri olmadan diğerinin eksik kaldığı iki sarsılmaz sütun gibidir. Adalet bir toplumun iskeletini oluşturuyorsa, saygı da o iskelete can veren, onu insanileştiren ruhudur.

​Adalet, yalnızca hukuki bir terim ya da mahkeme salonlarında tecelli eden bir karar değildir. 

En yalın tanımıyla adalet; hakkın sahibine teslim edilmesi ve her şeyin yerli yerine konulmasıdır.

Adaletin olmadığı yerde güven zedelenir, güvenin bittiği yerde ise toplumsal huzurdan söz edilemez.

​Toplumsal Sözleşme: Bireylerin emeğinin, düşüncesinin ve varlığının değer bulması, o toplumda adaletin ne denli güçlü işlediğiyle doğrudan bağlantılıdır.

​Adalet, güçlüye karşı zayıfı koruyan, liyakati esas alan ve herkesin yasalar ile vicdan önünde eşit olduğunu hatırlatan en büyük güvencedir.

​Eğer adalet düzeni sağlıyorsa, saygı da o düzenin içindeki insani bağı kurar. 

Saygı, sadece kendimize benzeyeni değil; bizden farklı olanı, farklı düşüneni ve farklı yaşayanı da bir değer olarak kabul edebilmektir.

 Karşımızdakinin varlığına, emeğine ve sınırlarına duyduğumuz hürmet, aslında kendimize duyduğumuz saygının bir yansımasıdır.

Kaba kuvvetin ve tahammülsüzlüğün yerine nezaketi, ön yargıların yerine anlamayı koyduğumuzda saygı zeminini inşa etmiş oluruz.

​Saygı, toplumun kılcal damarlarına yayılan bir sevgi ve kabul dilidir.

​Bir toplumda adaletin terazisi doğru tartar, bireyler de birbirine saygıyla yaklaşırsa, orada gelişme kaçınılmaz olur. Eğitimden sanata, bilimden günlük yaşama kadar her alan bu sağlam temel üzerinde yükselir. 

Genç nesillere bırakabileceğimiz en kıymetli miras; kurallarıyla adil, insan ilişkileriyle saygılı bir yaşam kültürünü bizzat yaşayarak onlara aktarmaktır.

​Netice itibarıyla; adaletle yönetilen ve saygıyla kenetlenen bir toplum, sarsılmaz bir iradeyle her türlü zorluğun üstesinden gelebilir. 

Çünkü insanı yaşatmanın ve toplumu yüceltmenin özü, bu iki yüce değerde saklıdır.

Bu Yazıyı Paylaş