OLGUNLUK, "BİLMİYORUM" DİYEBİLMEKTİR
Hayatımızda karşılaştığımız ya da karşılaşmamız olası olaylara nasıl tepki veriyoruz?
Başımıza gelenlere sağlıklı ve doğru tepki verebilme becerisine gerçekten sahip miyiz?
Bu beceri, çoğu zaman kişisel tutumlarımıza, inançlarımıza ve geçmiş deneyimlerimize bağlıdır.
Aynı olay karşısında herkesin farklı tepki vermesinin nedeni de budur.
Kimi yaşadığı bir olay karşısında hemen öfkelenir, kimi içine kapanır, kimi mücadele eder, kimi ise sabırla beklemeyi seçer. Çünkü olaylar aynı olsa da onları değerlendiren zihinler, birikimler ve bakış açıları farklıdır.
İnsan okudukça, öğrendikçe, araştırdıkça aslında ne kadar az bildiğini fark ediyor.
Daha da önemlisi, ne kadar çok yanıldığını...
Bugüne kadar "doğru" sandığı pek çok şeyin, aslında herkes için geçerli bir doğru değil, yalnızca kendi doğrusu olduğunu anlıyor.
Belki de insan, bildiklerini çoğalttıkça değil; bilmediklerinin farkına vardıkça olgunlaşıyor.
Çünkü öğrenmenin ilk adımı, bilmediğini kabul edebilmektir.
"Bilmiyorum" demek, cahilin ya da cehaletin sözü değildir.
Tam tersine, düşünmeye başlayan, sorgulayan ve olgunlaşan insanın kurabileceği en değerli cümlelerden biridir.
Asıl cehalet, bilmediğinin farkında olmamak; her şeyi bildiğini sanmaktır.
Hayatın belki de en güzel tarafı, öğrendikçe her şeyi bildiğimizi düşünmek değil, tam tersine, ne kadar çok şey bilmediğimizi ve daha öğrenecek ne kadar çok şeyimiz olduğunu keşfetmektir.
Her yeni bilgi, önümüzde yeni bir kapı açar.
Ve o kapının ardında, bilmediğimiz daha nice şeyin olduğunu görürüz.
İşte bu nedenle gerçek olgunluk, kesin hükümler vermek değil; gerektiğinde kendi düşüncelerimizi bile sorgulayabilmektir.
Sokrates'e ait olduğu söylenen bir söz, bu gerçeği ne kadar da güzel anlatır:
"Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir."
Belki de insanın gerçek yolculuğu, "Her şeyi biliyorum." dediği yerde değil, içtenlikle "Bilmiyorum, ama öğrenebilirim." dediği yerde başlıyor.
Çünkü hayat, bildiklerimizle övünmemiz için değil; bilmediklerimizi keşfetmeye devam etmemiz için var.
Ve belki de olgunluğun en güzel göstergesi şudur:
Ne kadar çok öğrenirsek, aslında öğrenmemiz gereken ne kadar çok şey olduğunu o kadar iyi anlarız.
Öğrenmek yaşam boyu devam eden bir süreçtir.
O zaman öğrenmeye,öğrendikleri izle yaşamı güzelleştirmeye,anlam katmaya devam...
Yazarın Diğer Yazıları
- Asıl Hesap, Kul Hakkı
- Tarih Tekerrür Ediyor Ama Biz Hiç Ders Almıyoruz
- Ortak Geleceğimiz: Ayrışma Değil, Birlikte Yaşama İradesi
- Bir Medeniyet Nasıl Yok Edilir?
- Terörsüz Türkiye ve Vicdanın Sınırı
- Hayat, Bitti Sandığımız Yerde Yeniden Başlar
- Çağımızın Hukuk ve Vicdan Testi: Batı Şeria ve Büyüyen İşgal
- Sandıktaki Mühür Kimin İradesidir?
