Trump’ın Ankara çıkarması
Türkiye ile Amerika arasında iç içe geçmiş üç büyük problem var: F-35, Kaan Motorları ve CAATSA yaptırımları. Bu problemlerin çözülmesi Kafkasya, Türkistan, Balkanlar, Kuzey Afrika, Kıta Afrika’sı ve Ortadoğu’da genelde birlikte hareket eden iki müttefikin ilişki düzeyini otomatik olarak yükseltecek.
Sorunların en büyüğü ve anası CAATSA yaptırımları. Birleşik Devletler İran, Rusya, Kuzey Kore’yle silah ticareti yapan ülkelere yaptırım uyguluyor. Türkiye S-400’leri aldığında CAATSA kapsamına alındı. Bu nedenle başta F-35 ve Kaan’ın motorları olmak üzere Amerika’dan silah alamıyoruz.
CAATSA yaptırımları kalkarsa ki Trump ‘’Kaldıracağız’’ dedi, Türkiye Kongre’nin onayı olmadan ihtiyacı olan silah ve mühimmatları alabilecek. Yani F-35 ve motor sorunları otomatik olarak çözülecek. Bununla beraber Türkiye ancak kongre onaylarsa CAATSA yaptırımlarının kapsamından çıkabiliyor. Türkiye’nin karşısında Rum, Yunan ve Ermeni lobileri olduğundan, İsrail ve Yunanistan CAATSA’dan çıkarılmamamız için ellerinden geleni yaptıklarından genel beklenti, Trump’ın Kaan motorlarının satışına izin vermesiydi. Azınlıkta olan iyimserler motorlara ilaveten F-35’lerinde verileceğini düşünüyorlardı. Ama yaptırımların kaldırılacağı beklenmiyordu.
Akıllara ‘’Yaptırımlar kalkmadan motorlar ve uçaklar nasıl verilecek?’’ sorusu gelebilir. Bu durumlar için bir prosedür oluşturulmuş. Beyaz Saray kongreye ‘’Yaptırımlara rağmen Türkiye’ye motorları vereceğiz’’ mealinde bildirim yapıyor. Eğer kongre 15 gün zarfında motorların verilmesini önleyen bir kanun çıkarmazsa Beyaz Saray’ın kararını onaylamış oluyor.
Bugüne kadar, hükümetin kararının aksine çıkarılan kanunlar, parmakla sayılacak kadar az. Ama bugün olduğu gibi Beyaz Saray, temsilciler meclisi ve senato aynı partinin kontrolündeyken, hükümetin kararının uygulanmasını önleyen yasal düzenleme hiç yapılmamış. Kongre Beyaz Saray’ın kararının aksine kanun çıkarsa bile Başkanın ‘’ulusal çıkarlar’’ gerekçesiyle kararları uygulama opsiyonu var.
Yani üç sorundan çözümü en kolay olanı Kaan motorlarının Türkiye’ye verilmesi. Nitekim Beyaz Saray pazartesi günü motorların Türkiye’ye satılacağının 9 Temmuz’da kongreye bildirileceğini duyurdu. (Bu duyuru ve bildirimin 9 Temmuz’da yani Trump’ın seyahatten dönünce yapılacak olması, pazarlıkta bir noktaya gelindiğini ama henüz anlaşmaya varılamadığını gösteriyor.)
F-35’lerin Türkiye’ye verilmesi motorlardan daha zor. Zira siparişini verdiğimiz ve ödemesini yaptığımız uçakların teslimi, S-400 aldığımız için yasal düzenlemeyle engellendi. Eğer S-400 sorununu çözersek uçaklar motorlarla aynı prosedüre tabii olur. S-400’leri çözmezsek F-35’leri almamız için yasal düzenleme şart. Ama diğer NATO üyelerinin Rusya ve Çin’den silah almalarının önünü açacak yani emsal teşkil edecek böyle bir yasa asla çıkmaz. Böyle bir yasanın teklifi bile verilemez.
Trump CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını şarta bağlamadı. ‘’Kaldıracağız’’ dedi. S-400 sorunu çözülmeden CAATSA kapsamından çıkarılmayacağımızı düşünüyorum zira bu da emsal olur. Trump’ın şartsız konuşmasını, ABD ile Türkiye’nin S-400’lerin devreden çıkarılmasında anlaşmış olmalarına bağlıyorum.
Gözüken önce motorlarla ilgili sorunun çözüleceği. Akabinde S-400’ler ya mekanizmaları sökülerek depoda tutulacak ya geri verilecek ya da bir başka ülkeye sevk edilecek. Bu olunca CAATSA kapsamından çıkarılacağız ve depoda bekleyen altı uçak (Tayyip Bey beş dedi ama altı tane uçak hazır) motorlarla aynı prosedürden geçerek Türkiye’ye verilecek. Altı uçak çok az diye düşünmeyin anlaşmamız 100 adet. Altı uçağı aldığımızda 100 uçaklık anlaşma uygulanmaya başlamış olacak.
Kasım’daki ara seçimlerde, cumhuriyetçiler temsilciler meclisinde ve/veya senatoda çoğunluğu kaybedebilirler. Bu nedenle CAATSA konusunda hızlı hareket edilmeli. Trump’ın kesin konuşmasından ve Netanyahu’nun bir haftadır bu konuda sürekli beyanatlar vermesinden hazırlıkların tamamlandığını ve harekete geçileceğini düşünüyorum. Zira Netanyahu CAATSA’dan çıkarılmamızı Trump’la konuşarak engelleyebilseydi ve/veya kongrede engelleyebileceğini öngörseydi medyaya konuşmazdı.
Medya üzerinden Trump’a, hükümete, senatör ve milletvekillerine çağrı yapmak çaresiz kalındığının göstergesi. Kulislerde Trump’ın, kendisini ziyaret eden Yahudi ve Rum lobilerinin mensuplarına, ‘’CAATSA kalkacak, Türkiye’ye motorlar ve uçaklar verilecek. Söz verdim. Bunu engellemek için hamle yaparsanız İsrail ve Yunanistan’a yüklü fatura keserim’’ dediği konuşuluyor.
F-35’leri satın almamız projeye döneceğimiz anlamına gelmiyor. Sadece kapıyı aralıyor. Projeye ABD, İngiltere, Hollanda, İtalya, Kanada, Avusturalya, Norveç ve Danimarka ortak. Bu ülkeler onay verirse projeye dönebiliriz. Bu uzun ve meşakkatli bir süreç. Projeye dönersek ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN, Kale Grubu, Alp Havacılık ve AYESAŞ F-35 üreticisi olacak.
Geçen seneye kadar F-16 satın alınması ve filomuzdaki F-16’ların modernizasyon kitlerinin temini de ABD ile aramızdaki belli başlı sorunlardandı. Konu Tayyip Beyin Eylül ayında gerçekleşen Amerika seyahatinde gündem yapılmadı. Bu seyahatten sonra heyetler ve yetkililer arası görüşmelerde de bahsi geçmedi.
Salı günkü basın toplantısında ne liderler ne de basın mensupları F-16 ve modernizasyon kiti kelimelerini telaffuz etmediler. Bütün bunlar modernizasyon kitlerini ürettiğimizi ve F-16’ları modernize ettiğimizi gösteriyor. Bizdeki F-16’lar 30, 40 ve 50 blok. 4. Nesil. Eğer modernizasyonu başardıysak uçaklarımızın bir kısmı, 4,5. Nesil kabul edilen 70 blok seviyesine gelmiş, geri kalanlarda gelecek demektir. Nitekim uluslararası gözlemciler de Somali ve Kıbrıs’a giden F-16’ların 70 blokun kabiliyetlerine sahip olduğunu tespit etmişlerdi.
Amerika’nın F-16’ların 70 Blok serisinin üretimi için TUSAŞ’a lisans vermediği 2015 senesine kadar bölgemizde Rusya’dan sonra en güçlü filoya sahiptik. 2015’ten beri gerileme sürecindeydik. Çok kan kaybettik. Birçok ülkenin gerisine düştük. F-16’ları modernize etmemiz, Eurofighter satın alma anlaşmaları ve Kaan bu sorunu çözmek için atılan güçlü adımlar. Motorları aldığımızda Kaan’ın önü açılacak. F-35’leri tedarik edebilirsek Ortadoğu’nun en güçlü hava kuvvetlerine sahip olan İsrail’i yakalayacağız.
CAATSA kalktığında savunma sanayimizin önü açılacak. İhracatımız katlanarak artacak. Birçok devlet özellikle de NATO üyeleri, ürünlerimizi ‘’İleride CAATSA kapsamına girebiliriz’’ kaygısıyla almıyorlardı. Dikkat ederseniz ihracatımızda Batı ülkelerinin payı çok düşük. CAATSA kapsamından çıkarıldığımızda önümüzde hiçbir engel kalmayacak.
