Mutlak Butlan Stratejileri
Benim ve abimin takipçileri, Mutlak Butlan kararı verileceğinden emin olduğumuzu ve uygun zamanın beklendiğini savunduğumuzu bilirler. (8-9 ay önce yayınlanan iki makalemin linkleri: https://www.habererk.com/makale/chp-genel-baskani-kemal-bey-neler-yapacak_292315/
https://www.habererk.com/makale/ozel-donemi-bitti-mi_291287/
Kurultay dosyasını okuyan ve biraz hukuk bilgisi olan objektif birinin farklı düşünmesi mümkün değil. Yanlış anlaşılmasın ‘’karar siyasi değildir’’ ve ‘’hak yerini buldu’’ demiyorum. Karar bal gibi siyasi. Ama aynı zamanda hukuki. Zira kurultay, delegelere rüşvet dağıtılarak kazanıldı.
‘’Hak’’ boyutunda ise; Maalesef ülkemizde, istisnalar dışında, 12 Eylül darbesinden beri parti içi demokrasi yok. Yani kongreleri üyelerin iradeleri şekillendirmiyor. Mührü ellerinde tutanlar, kendilerini seçecek olan delegeleri belirliyorlar. Dolayısıyla delegeler tabanın temsilcileri değiller. Genel Merkezin atadığı görevliler. Görevleri genel başkana ve ekibine oy vermek. Yani kongreyi Kemal Bey kazansaydı da hak yerini bulmayacaktı.
Bu kısır döngünün istisnaları, partinin büyük bir seçim yenilgisi alması ve/veya genel başkanın aday olmaması hallerinde ortaya çıktı. Demirel’in delegeleri Çilleri, Çillerin delegeleri Ağar’ı, Ağar’ın delegeleri Soyluyu seçti. Soylu yerel seçimlerde hezimete uğrayınca kongrede Cindoruk’a yenildi. İyi Parti delegeleri zor bir sınavdan alınlarının akıyla çıktılar ve dönen büyük paralara rağmen partilerini Ekrem Bey’e teslim etmediler.
Mutlak Butlan kararı verilince bilinmezlerle dolu bir sinir harbi başladı. Yarınki Türkiye’yi şekillendirecek bu sinir harbinin tarafları sadece Özer, İmamoğlu, Yavaş ve Kılıçdaroğlu değil. Diğer partiler hatta yabancı devletlerde, bu süreçle, zaman zaman taraf olacak kadar ilgililer.
Tarafların pozisyonlarını ve stratejilerini ele almadan önce bilinmezleri ortaya koyalım. Zira bu bilinmezler her şeyi değiştirme potansiyeline sahipler. İlk bilinmez davanın henüz sonuçlanmamış olması. Dosya İstinaf Mahkemesinden Yargıtay’a gitti. Yargıtay kararı onayabilir, bozup tam ters karar veren yani ‘’mutlak butlana yer yok’’ diye 1. Derece Mahkemeye gönderebilir, kendisi farklı karar verebilir. Bu arada hangi kararın verileceği kadar, ne zaman verileceği de önemli.
Bugüne kadar seçimlerin 2028 yılının nisan ayında olacağını savundum. Fakat İran savaşı, iktidarın ekonomik programdaki hedeflere, planladığı tarihlerde ulaşmasını imkansızlaştırdı. Bu gelişme, mutlak butlan ve terörsüz Türkiye süreciyle birlikte düşünüldüğünde, baskın seçim olma ihtimali, hiç olmadığı kadar güçlendi.
Bir diğer bilinmez ‘’CHP’lilerin an itibariyle kurultay delegelerinin kimler’’ olduğu. Mahkeme Özel’in seçildiği kurultayı ve Özel genel başkanken yapılan kurultayları iptal etti. Bu karar, o kurultaylarda oy kullanan delegelerin delegeliklerinin de iptal edildiği anlamına geliyor. Yani CHP’nin yarınını şekillendirme iradesi 2020 Kurultayında oy kullanan delegelere geçti.
Mutlak Butlan kararı, kurultayla ilgili ceza davasında, mahkumiyetler çıkma ihtimalini güçlendirdi. Bu mahkumiyetlerin doğal sonucu Ekrem ve Özgür Beylerin A takımlarının siyaset yasağı almasıdır. Özkan ve Muhittin Beylerin son ifadelerinden sonra Özgür Bey bile bu potaya girebilir. ‘’Mahkeme 1 Temmuz’daki duruşmada karar verir mi yoksa ilgili mercilerden Özgür Beyle ilgili ifadeleri de talep eder mi?’’ göreceğiz.
Özel, imza toplayarak partiyi kurultaya götürmek istese, 2020 Kurultayında oy kullanan delegelerden imza alması lazım. Toplanacak kurultayda 2020 delegeleri oy verecek. ‘’2020 kurultay delegeleri kimlerden oluşuyor, kimler hangi gruba yakınlar?’’ biz bilmiyoruz ama taraflar biliyor. Muhalifler mahkemenin açık kararına rağmen 2023 kongresinde oy kullanan delegelerin-İstanbul hariç- geçerli olduğunu iddia ediyorlar. 2023 delegelerinden imza toplayarak başvuru yaparlarsa direk reddedilir. (Özel ve ekibinin 2023 ısrarı 2020 delegelerinde Kemal Beyin ağırlıkta olduğu imajı oluşturuyor.)
Gerekçeli karar açıklanınca öğreneceğimiz bir diğer bilinmez, ilçe ve il delegelerinin durumu. Büyük kurultay delegeleriyle birlikte ilçe ve il delegeleri de iptal edildiyse, CHP’nin önünde iki yol var: Ya 2020 delegeleriyle olağanüstü kurultay toplayacak ya da mahallelerden başlayan olağan kongre süreci işletilecek. Olağanüstü kurultay 40 gün içinde toplanabilir ama olağan kurultaya gidilmesi bir yıl sürer.
Kılıçdaroğlu, 2020 delegelerinde güçlü karşılığı olsa bile, olağan kurultaya gidilmesini isteyecektir. Zira parti içi demokrasi olmadığından, delegeleri istediği gibi belirleme imkanı olacak. Kaldı ki Kılıçdaroğlu bir süredir ‘’CHP arınmalı’’ diyor. Önce yargılanan CHP’lilerin üyeliklerini aklanana kadar dondurtacaktır Kemal Bey. ‘’Arınıyoruz’’ sloganıyla görevden almalar olacaktır. Akabinde partiyi istediği gibi şekillendirecektir.
Kemal Bey görevde olmasından kaynaklanan gücü sonuna kadar kullanacaktır. Yani muhalif ekipten çok sayıda partiliyi yanına çekecektir. Görevdeki belediye başkanları, milletvekilleri ve il-ilçe başkanları genel merkeze yakınlaşacaktır. Kemal Beyin bir başka hamlesi Yavaş’ı yanına çekmeye çalışmak olacaktır. Yavaş’ın halkta karşılığı var. Seviliyor. Kemal Bey onu muhaliflerden kopararak aday gösterebilirse oluşan tepkiyi azaltır. Parti toparlanır. Muhaliflerin partiden ayrılması zorlaşır. Muhalif partilerle ittifak yapmak kolaylaşır.
Muhalifler biraz hoplayıp zıpladıktan sonra partiyi Kemal Bey’e teslim edecekler. Polisle ve askerle çatışamayacaklarına göre başka alternatifleri yok. Mahkeme kararını uygulatamayan devlet olmaz. Polis CHP Genel Merkezini muhaliflerden alacak Kemal Beye verecek.
Muhalifler olabildiğince çok görev alarak güçlerini korumaya çalışacaklar. Aksini düşünüyor olsalardı, yani istifa edecek olsalardı, geçen sene, mutlak butlan çıkacağı gündeme geldiğinde, Kemal Beyden genel başkanlığı kabul etmemesini istemeden önce, muhalifleri Kemal Beyin dönemindeki parti meclisinden, merkez disiplin kurulundan ve merkez yönetim kurulundan istifa ettirirlerdi.
Özel’in kendisini grup başkanı seçtirmesi de tespitimizi doğruluyor. Milletvekili olan genel başkanlar otomatik olarak grup başkanıdırlar. Seçim sadece genel başkanın milletvekili olmadığı durumlarda yapılır. Yani Özel Beyin ‘’Açıkta kalmayayım, en azından grup başkanı olayım’’ düşüncesiyle yaptırdığı bu seçim aslında Kemal Beyin genel başkan olduğunun ilanından başka bir şey değil.
Bugün itibariyle CHP kamuoyunun %90’ı Özel-İmamoğlu’ndan, %10’u Kemal Beyden yana. Bu nedenle muhalefet yaptırabilirse olağanüstü kurultayda, yaptıramazsa mahalle, ilçe, il kongrelerinde listeler çıkaracak, Kılıçdaroğlu’nu parti içi demokrasiyi işletmeye zorlayacak. Kemal Bey her şeye hakimken kurultay kazandılar. Şimdi de kazanabileceklerini düşünüyorlar. Gözden kaçırdıkları nokta, önemli bir kısmı kesinleşmiş, bir kısmı itiraf edilmiş olan yolsuzluk iddiaları. Hovardalık, çapkınlık veya özel hayat olarak izah edilemeyecek olan ahlaksızlıklar. Kemal Beyde başına gelenlerden ders çıkarmıştır. Bu sefer ipini sağlam kazığa bağlar.
İhtimal vermiyorum ama Olağanüstü Kurultaya gidilirse muhalefetin yol haritası kısa sürede netleşir. Kazanırlarsa kaldıkları yerden devam ederler. Kaybederlerse CHP’den ayrılarak partileşirler.
Olağan Kurultaya karar verilirse, muhalefetin zaman kısıtı ortaya çıkacağından parti içi mücadeleyi sürdürürken aynı zamanda yeni bir partiyi, dikkatleri çekmeden (Aksi halde ihanetle suçlanırlar) teşkilatlandırırlar. Yoksa başarısız olmaları durumunda seçimlere giremezler. Ama kenarda partileri varsa kurultayı kaybetmeleri halinde CHP’den istifa ederek seçimlere yeni kurdukları parti vasıtasıyla katılırlar.
Yavaş bugün itibariyle Özel-İmamoğlu grubuyla birlikte hareket ediyor. Orta bir yol tutmasını daha doğru buluyorum. Zira iki tarafında ona ihtiyacı var. Kemal Bey ona hep sıcak davrandı, yakın oldu. Kemal Bey olmasaydı Yavaş CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olamazdı. Özel ve İmamoğlu ise ona hiçbir zaman samimi davranmadılar, kendilerinden görmediler. İhtiyaçları olduğunda yücelttiler. İhtiyaçları olmadığında görmezden geldiler.
‘’Bu hakikatler ortadayken Mansur Bey neden bu kadar net tavır aldı/alıyor?’’ suali benim de aklımı kurcalıyor. Bunun cevabı bizim bilmediğimiz bir bilgiyi Mansur Beyin bilmesi olabilir. Kararın hukuki ve siyasi olduğu tespitinde bulunmuştuk. Bu çerçeve de Mansur Bey, Kemal Beyin kendisini hiçbir surette aday göstermeyeceğini düşünüyor ve/veya biliyor ve bu nedenle muhaliflerle hareket ediyor olabilir.
